| Üye ol | 03 Aralık 2016,C.tesi

Yıl 2011, Facebook'un yükselişine hoş geldiniz

Etiketler:
sosyal medya facebook video
Yıl 2011, Facebook'un yükselişine hoş geldiniz

Facebook yaşattığı ve yaşatması muhtemel deneyimler dolayısı ile artık bir nevi sosyal medya merkezine dönüşmüş durumda ve bu etkisi bu yıl daha da artacak.

Selamlar. Öncelikle herkese merhaba demek istiyorum. Bir yayın organına birşeyler yazmayalı sanırım 3-4 yıldan fazla oldu. Geri dönüşün bir teknoloji portaline üstelik Teknokulis gibi bir yayın organı ile olmasından çok memnunum.

Yıllarca profesyonel olarak yarısı yazılım geliştirici yarısı da proje yöneticisi olarak pek çok şirkette çalıştım. Sonrasında ise her Türk genci gibi "Kendi işimi niye yapmıyorum?" gibi bir fikir ile kendi işimi geçte olsa kurdum ve işte o zaman asıl çalışma hayatına merhaba demiş oldum. 2008'den bu vakte edindiğim tecrübe, ondan öncesinin, yani 1989'dan bu zamana kadar olanın 10 katı fazla, inanın. Bu ise insanın vizyonunu ve öngörüsünü acayip geliştiriyor. Bu sayfalardan sizler ile herkesin yazdığı ve zaten benzerlerini okuduğunuz teknoloji şeylerini değil de daha çok kendi öngörülerimden veya fikirlerimden bahsedeceğim.

Bizim işimiz ağırlıklı olarak iOS (iPhone/iPad) işletim sistemi üzerine uygulama geliştiren bir yazılım departmanı ve Türkiye'de pek uygulanmayan ve belki de tek olabileceğimiz 'internet video produksiyon servisi' gibi bir departmanı içeriyor. Bu yüzden mobil, sosyal medya ve video kelimelerini hemen hemen tüm yazılarımda göreceksiniz. Bu yüzden işin biraz daha eğlenceli kısımlarından bahsedeceğim. Yalnız sizlerden birşey rica ediyorum; lütfen katıldığınız veya katılmadığınız her durumda yorumlarınız ile bu yazıları geliştirin. Biliyorsunuz artık günümüzde bir makale eskiden olduğu gibi sabit kalamaz, yaşamak ve hergün gelişmek veya gerilemek zorunda.

Yıl 2011 Facebook'un Yükseliş Yılı

Facebook, Facebook!…..veya sokakta konuşulan adı ile sadece Face!..

Günde kaç saat vakit geçirdiğinizi çok merak ediyorum aslında. İstatistiklere bakılır ise herkes günde en az 1 saatini ayırıyor bu web sitesine. Ve bu süre giderek artıyor.

Yazının başlığına bakarak daha ne kadar yükselecek diyebilirsiniz elbette. Bugün konuştuğum bazı 'müşteriler' Facebook'un gecici bir heves olduğunu, 3-5 ay, 1 yıl sonra bu modanın geçeceğini söylüyorlar. Elbette bunu söyleyen herkesin nerede ise hiçbirinin Facebook hesabı yok.

Bizde bir moda vardır biliyorsunuz, herkes gitmediği film hakkında konuşur, okumadığı kitabı eleştirir…Şimdi aynı insanlar deneyimlemedikleri bir sistemin modasının geçeceğini söylüyorlar.
Bundan 2 yıl önce konuştuğum birisi şöyle demişti o zamanlar Facebook için;
Bu yeni bir moda, insanlar şimdilik bunun tadına varacaklar, sonra birbirlerine rakı göndermekten, dürtmekten sıkılacaklar ve modası geçecek. Dünya'da devam etse bile bizim halkımız bu tip şeyleri kabul etmez, ne o öyle yeni doğan çocuğumun resimlerini mi paylaşacağım yani? İşlemez bu, üzerine yatırım yapmaya gerek görmüyorum.

Evet kim olduğu muhim değil, ama bu yazıyı okur ise geri arayacaktır beni kesin.
Elbette herkes öngörülü olacak diye bir şart yok ama her türlü aracı, hizmeti veya web sitesini incelemeden önce en azından bir süre denemek gerekli. Demin aslında önemli bir kelime kullandım. Facebook'un insanlara verdiği en büyük duygu bu; ''DENEYİMLEMEK''.

Sosyal medyanın bugüne kadar belli bir tüketicisi vardı. Bu kişiler zaten üreten, yazı yazan (bugüne kadar başka mecralarda) insanlardı. Sosyal medya sadece bu bilginin yayım yönünü değiştirdi onlar için. Mesela ben de onlardan birisiydim. Ama başka bir kitle, bugüne kadar yazıp çizmemiş hatta okumamış büyük çoook büyük bir kitle bugün Facebook'da. Bu insanların burada olmalarının bir nedeni var; ilk defa üretim yapıyorlar. Kendi durumlarını yazıyorlar, siyaset ile ilgili veya spor üzerine yazıyorlar (çok küfrediyorlar), yazım hataları yapsalar da yazdıkları yayınlanıyor. Ortalama birinin 150-200 arkadaşı var ve yazdıkları şeylere, paylaştıkları resimlere, fıkralara, anında reaksiyon alıyorlar ve bir anda bir medya yayıncısı haline geliyorlar.

Bu 'deneyim', bunu 'deneyimlemek', ilk yazdığım makalelerden biliyorum harika bir duygu gerçekten. Yazdığınız blog sayılabilecek bir paylaşımın, güzel geçen bir doğum gününün veya tatile gittiğiniz bir yerde çektiğiniz fotoğraf ve bu fotoğrafın hikayesinin 200 arkadaşınız tarafından izlendiğini bilmek ve bunlardan yorum alabilmek bunu ilk defa yaşayan birisi için harika bir 'deneyim'.

Ve bu 'deneyim' bu yıl yani 2011 ve 2012'de hızla artacak.

Son kitabımda Andy Warhol'un 'Bir gün herkes 15 dakikalığına meşhur' olacak sözüne bir ek yapmıştım; 'Ama bunu 1 saate çıkarmak mümkün' şeklinde. Şimdi bunu güncellemem gerektiğini düşünüyorum; artık meşhurluğunuz tüm bir yıl boyunca sürebilir Facebook sayesinde. Kendi kimliğini gizleyerek (gerek aile baskısı, çevre, eş veya iş nedeni ile) bir kısmı gerçekten okunabilir ve vakit harcanmaya değer içerik üreten Facebook hesapları üremeye başladı.

Pek çok kişi bloglarını Facebook'a bağlamış durumda (ben de mesela) ve daha önce okuyucu sıkıntısı çeken bloggerlar şimdi bloglarını Facebook sayesinde çok daha kolay yayar hale geldiler.
Bir süre sonra ki bizim de projelerimizden birisi bu; belli Facebook hesaplarına arkadaş olmadan tek bir uygulamayı ekleyerek pek çok kişinin girdisine ulaşmaya imkan verecek bir nevi Facebook magazinleri üretmeye yönelik çalışmalar çoktan başlamış durumda. Daha önce başka mecralar için planladığımız bazı projeleri kısa bir süre için rafa kaldırdık çünkü Facebook'da yeni baştan şekillenmeleri, göç etmelerinden daha etkili olacak.

Kısaca Facebook yaşattığı ve yaşatması muhtemel deneyimler dolayısı ile artık bir nevi sosyal medya merkezi'ne dönüşmüş durumda ve bu etkisi bu yıl daha da artacak.
Benim sürekli müşteri toplantılarında hem mevcut müşterilerimize hem de yeni tanıştıklarımıza söylediğim şey şu; 2011 ve 2012 Facebook'un tüm dünya da ve Türkiye'de yükselişini izlediğimiz bir yıl olacak.

Niçin peki? Öncelikle artık site çoluk çocuk diyebileceğimiz bugüne kadar ki arkadaş bulma sitelerini tüketen kitlenin üstüne çıktı. O kitle Facebook'u ilk kullanan kitleydi. Ama Facebook'un doğrudan kız veya erkek arkadaş bulmak için tam olarak doğru bir yol olmadığı kısa süre içinde anlaşıldı ve yavaş yavaş gerçek bir kullanıcı kitlesini içine almaya başladı.

The Social Network filmini izlediyseniz zaten web sitesinin çıkış hikayesini görmüşsünüzdür. Yani kuruluş nedeninin ötesine geçmiş durumda şu anda Facebook.

Artık şirketler kendi web sitelerinden daha fazla içeriği Facebook üzerindeki sitelerde barındırıyorlar, reklamlarda artık minisite'ların, kampanyaların adresleri Facebook üzerinden veriliyor, siyasilerin tamamı Facebook üzerinde nasıl etkin olabiliriz diye düşünüyorlar ve ekipleri bunun üstünde yatıp kalkıyorlar. Kısaca artık reklam sektörü ve iş yapanlar da Facebook'u ciddiye almaya başladılar.
Elbette bizde bir gazete tencere verene kadar bekler diğerleri. Birisi ilk afilli başarı hikayesi ile geri döndüğünde Facebook'a çocuk sitesi diye bakan (hala) satış müdürleri veya patronlar da en azından ilk başlarda fısıltı ile ya şurada bizde nasıl var olabiliriz diye sormaya başlayacaklar. Biraz temkinli yaklaşacaklar ama sonra havuza giren küçük çocuklar gibi ellerini suya vurdukça daha çok satış ve müşteri potansiyelini gördükçe sevinçle gelecekler Facebook'a.

Çok uzağa gitmeden kendimizden örnek vermek gerekir ise bugüne kadar ayrı bir insan kaynağı ayırmadığımız Facebook bizim bile öngördüğümüzün üstünde bir gelişme kaydedince 2011 için Sevenice içinde sadece Facebook üzerine çalışacak bir ekip oluşumuna gittik. Son 3 aydır Facebook üzerine yapılabilecek hemen her türlü uygulamanın testleri, Arge'si yapıldı ve şimdi 2011'de beklediğimiz bu yükselişe hazırız örneğin. Eminim bizim gibi pek çok ajans da Facebook'a özel yapılanmalar içine ya girmiştir ya da bu sene içinde gereken yapılanmayı yapacaklar.

Dünya'da ilk defa en büyük problem olan yayılma, müşteri bulma, insanların bilgilerine erişme, onları kayıt etme problemi gibi sorunlar arkamızda kalmış durumda. Ve bu kitle eğer uygulamanız ilgilerini çekiyor ise kendi gönül rızaları ile kendilerinin ve arkadaşlarının bilgilerini belli bir çerçeve içinde sizinle paylaşmaya gönüllüler. Böylesi bir imkana ilk defa kavuşuyoruz. Elbette bu mecrayı öğrenmek için orada çok fazla vakit geçirmeniz, kullanıcıların kullanma alışkanlıklarını iyi analiz etmeniz ve epey arge yapmanız gerekli.

Şimdi eğer bu yazıyı okuyorsanız ve hala bir Facebook hesabınız yok ise bence hemen bir tane oluşturun eğer Facebook hesabınız var ise o zaman Facebook'a bugüne kadar bu gözle bakmadıysanız birde böyle bakmayı deneyin; Facebook bu sene günde 2 saatten daha fazla zaman ayırdığınız bir yer olacak.
Ve burası çok önemli; eğer yeni veya eski bir Facebook hesabınız var ise mutlaka beni arkadaşınız olarak ekleyin; Face'de görüşmek üzere.

http://www.facebook.com/gokcen.karan

'Güç sizinle olsun'
yorum yap tecrübeni paylaş

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TEKNOKULİS veya teknokulis.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
geri ileri
bize yazın