| Üye ol | 08 Aralık 2016,Perş

İpler kimin elinde?

Etiketler:
hayat yaşam organ bağışı Feray Alpay ipler kimin elinde sihirbaz ilişki çevre etki irade belçika almanya hollanda
İpler kimin elinde?

Bir günde kaç karar alıyorsun? Ve bu aldığın kararların ne kadarı gerçekten senin kararın?

Bir nesne, olay ya da yaşantının yanlış algılanması olarak tanımlanan "algısal yanılsama", hayatın çeşitli alanlarında karşımıza çıkıyor. Bazen bir şeklin nasıl göründüğüyle ilgili kararımızı verdikten sonra bir yanılsama içinde olduğumuzu ve şekli farklı algıladığımızı görünce şaşırıyoruz. Bazen de bir sihirbazlık gösterisi seyrederken karşılaştığımız yanılsama bizi hayrete düşürüyor. Sahnelenen illüzyonları zihnimiz gerçekmiş gibi algıladığı için, illüzyonistin istediği yönde karar veriyoruz.

Günlük hayatta da sahnelenen pek çok olay karşısında yaşadığımız yanılsamalar, bizleri başkalarının istekleri doğrultusunda karar almaya yöneltiyor. Tıpkı illüzyonistin istediği şekilde aldığımız kararlar gibi. Ve genellikle içinde bulunduğumuz yanılsamaları fark etmiyoruz bile. Kıyafet, yemek ve ulaşımla ilgili tercihlerden başkalarıyla iletişim esnasında kullanacağımız kelimelerin seçimine kadar binlerce karar veriyoruz gün içerisinde. Araştırmalar bir günde yiyecek ve içecekle ilgili 200 civarında karar verdiğimizi gösteriyor. Çoğunlukla birkaç milisaniyede verdiğimiz bu kararlar hayatımızı biçimlendiriyor.

Ya tüketici olarak binlerce seçenek arasından yaptığımız tercihlerde öz kararımız ne kadar rol oynuyor? Kararlarımızı verirken ve eyleme geçerken tamamen özgür müyüz, yoksa kararlarımız soyaçekim, ilişkiler ve çevre gibi dış güçlerce mi belirleniyor? Var mıdır gerçekten de "dış mihraklar"? Yoksa tüm kararlarımızı tamamen özgür irademizle mi alıyoruz?

Bir insanın alabileceği en önemli kararlardan birisidir "Organ Bağışı". Öyle ya, yaşamının sonlanması, ölümünden sonra arkasında bırakacaklarıyla ilgili hayati bir karardır. Herhalde insanlar bu konuda uzun uzun düşünerek bir karar veriyorlardır, değil mi?

Değil! Avrupa'da ülkelerinde organlarını bağışlayabileceğini belirten insanların yüzdesel dağılımını gösteren bir araştırmaya göre, bu konuda açıkça iki tip ülke görülüyor. Bazı ülkeler daha çok bağışlıyor, bazı ülkeler ise daha az. O zaman şu soru karşımıza çıkıyor: Neden bazı ülkeler çok bağışlarken bazıları az bağışlıyor?

İnsanlara bu soruyu sorduğunuzda, genellikle kültürle, dinle, o ülkedeki insanların başkalarını ne kadar önemsediğiyle ve toplumsal bağların kuvvetiyle ilgili bir açıklaması olduğunu düşünüyorlar. Fakat bu araştırmaya dikkat edildiğinde oldukça benzer olduğunu düşündüğümüz ülkelerin çok farklı davranışlar sergilediğini görüyoruz. Örneğin, İsveçliler çok organ bağışlarken, kültürel ve coğrafi olarak yakın diyebileceğimiz Danimarka en az bağışlayan ülkeler arasında. Almanya en az organ bağışının yapıldığı ülkelerden biri iken, Almanlara benzerliği tartışılmaz olan Avusturya ise en çok organ bağışının yapıldığı ülkelerden birisi. Hollandalılar az sayıda organ bağışı yaparken, Belçikalılar ise organ bağışı yapan ülkeler arasında ön sıralarda yer alıyor.

Peki çok sayıda organ bağışı yapılan ülkeler bunu nasıl başarıyor? Görünüşe göre işin sırrı motorlu taşıt bürosundaki bir formda. Olay şöyle gerçekleşiyor. Daha az organ bağışı yapılan ülkelerin motorlu taşıt bürolarındaki formlarda şöyle bir seçenek var. "Eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin." Sonra ne oluyor? İnsanlar işaretlemiyor ve katılmıyorlar. Daha çok organ bağışlayan ülkelerdeki formda ise küçük bir fark var. Bu formlarda, "eğer organ bağışı kampanyasına katılmak istemiyorsanız aşağıdaki kutuyu işaretleyin" diyor. İlginç şekilde, insanlar bu formu doldururken yine işaretlemiyorlar. Böylelikle organ bağışına katılmış oluyorlar.

Demek ki, yaşam, ölüm ve ölüm sonrası gibi son derece önemli bir kararı bile verirken ipler bizim elimizde değil. İpler aslında o formları tasarlayan birilerinin elinde. O zaman, gün içinde verdiğimiz binlerce önemli veya önemsiz karar aşamasında, ipler kimin elinde?

yorum yap tecrübeni paylaş

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TEKNOKULİS veya teknokulis.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
geri ileri
bize yazın