| Üye ol | 10 Aralık 2016,C.tesi

Offline mı, Online mı?

Etiketler:
çocuk genç offline online tüketim IPSOS KMG pazarlama sosyal medya teknoloji televizyon Aristoteles Heseiod
Offline mı, Online mı?

Bir tarafta kalın gözlük camlarının ardında teknolojiyi anlamaya uğraşan offline nesil, diğer tarafta ise teknolojiyi üreten ve şekillendiren online nesil. Ortak bir dilde anlaşabilirler mi?

"Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar. Yetişkinlere karşı saygısızlar. Ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenleri sinirlendiriyorlar."

"Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağırbaşlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kurallara boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar."

Bu eleştiriler hiç de yabancı gelmiyor mu? Yoksa düşüncelerine tercüman mı oldu? Ancak bu bakış farklılığı sadece senin veya günümüzün konusu değil. Yukarıdaki cümlelerden ilkini M.Ö. 350'de Aristoteles söylemiş; ikinci ise M.Ö. 800'de yaşayan Heseiod'a ait. Görünen o ki; aradan geçen yüzyıllar boyunca kuşaklar arası çatışmada değişen tek şey, nesillere verilen isim.

"X kuşağı", 1965 ile 1979 yılları arasında doğanları; her şeyi sorgulayan ve İngilizce "why" (neden) kelimesinden türetilen "y kuşağı" 1980-2000 arası doğanları; "Z kuşağı" ise 2000 yılından itibaren doğanları ifade ediyor. Ve doğal olarak her ne kadar öncekiler tarafından eleştirilse de, her yeni gelen nesil daha çok tüketiyor.

Hızla değişen ve küçülen dünya düzeninde karar veren de dolayısıyla "çocuklar". Televizyon izliyor, internette zaman geçiriyor ve pazara yön veriyorlar. Okullardaki veli toplantılarında, ebeveynlerin öğretmenlere en çok yakındıkları konu; çocuklarının bilgisayar başından kalkmamaları ve ellerinden cep telefonunu bırakmamaları.

IPSOS KMG şirketinin 2012 tarihli araştırmasına göre Türkiye'deki çocukların %96'sı TV izlerken %72'si internete giriyor. Çocukların %93'ü alışverişte ebeveynlerine eşlik ediyor. Yani ailenin gerçekleştirdiği satın alma karalarında son derece etkililer.

Hal böyle olunca da gençler her zaman pazarlama iletişimcilerinin ilgi odağı oluyorlar. Gençlerin ilgi gösterdikleri ve takip ettikleri teknolojik yenilikler ve trendler, bir anda pazarlama iletişimi mecraları haline geliveriyor. Bir kaç yıl öncesine kadar sosyal medyaya boş gözlerle bakan X kuşağı pazarlama iletişimcileri, çocukların ve gençlerin ilgisi üzerine sosyal medyaya kurtarıcı gözüyle bakmaya başlıyor. Pazarlama mesajları hemen, kolaycılığı çok seven Y ve Z kuşağını sosyal medya üzerinden ikna etmek üzere değiştiriliyor. Böylelikle insanlığın tarihsel sürecine paralel olarak gelişen tüketim odaklı ekonominin saflarına yeni neferler katılıyor. İnsanoğlu her gelen nesille kendini yenilerken, çağa uygun pazarlama taktikleri ile her zaman hedef kitleye ulaşmanın bir yolu bulunuyor. Nesiller boyu tüm insanların ortak kimliği olan "tüketici" kimliği, yine işlevini görerek farklı yaş guruplarını buluşturuyor. Offline ve Online nesil arasında bir şey değişmezken, tüketim artarak devam ediyor...

Uyanık genç, sosyal medyada gördüğü "sen ye, torunun ödesin" reklamı üzerine hemen lokantaya gider. Tıka basa yemek yer. Tam çıkıp gidecekken garson hesabı getirir. Genç hesaba itiraz eder ve "hani ben yiyecektim de torunum ödeyecekti?" der. "Evet, öyle" diyen garson açıklar: "Bu hesap sizin değil efendim, dedenizin yedikleri için".

yorum yap tecrübeni paylaş

kalan karakter 1000

suat doğan suat doğan

tespitleriniz çok doğru, aynen katılıyorum

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 11.07.2014 14:42
Mustafa Mustafa

Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş teşekkürler

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 10.07.2014 19:23

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TEKNOKULİS veya teknokulis.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
geri ileri
bize yazın