| Üye ol | 06 Aralık 2016,Salı

Aptalca, amaçsızca, rahatsız edici mesajlar

Etiketler:
e-posta internet mesaj spam reklam Feray Alpay elektronik posta şirket pazarlama
Aptalca, amaçsızca, rahatsız edici mesajlar

Sizler de “SPAM” olarak adlandırılan e-postalar alıyor musunuz?

Halk etimolojisinde "Stupid Pointless Annoying Messages" (Aptalca, Amaçsızca, Rahatsız edici Mesajlar) kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve "SPAM" terimi ile isimlendirilen elektronik postalarla uğraşmak, gün içerisinde önemli zaman ve efor kaybı ile sinir bozukluğuna yol açıyor. Bir günde kaç e-posta mesajı alıyorsun? Bunlardan kaç tanesi tanıtım ve reklam içerikli mesajlar? Ve kaç tanesini önemsiyor ve okuyorsun? E-posta hesaplarının SPAM filtreleri olmasına rağmen, araştırmalar gösteriyor ki, posta kutumuza düşen mesajlarımızın %42'sini hiç okunmadan siliyoruz.

2013 yılı istatistiklerine göre 7.2 milyar nüfusa ulaşan gezegenimizde yaklaşık 4 milyar e-posta hesabı var. Her gün birbirimize yolladığımız e-posta sayısı; 182 milyar. Yani saniyede 35.000 e-posta gönderiyoruz.

Öte taraftan bir başka araştırmada, pazarlama profesyonellerine en etkin online pazarlama araçları soruluyor. Araştırma sonuçlarında %87 oran ile sosyal medya birinci sırada yer alırken, e-posta ile pazarlama %78 oran ile ikinci sırada geliyor.

Peki e-posta ile gerçekleştirilen pazarlama iletişimi bu kadar "istenmeyen ve rahatsız edici" ise, pazarlama iletişimcileri neden bu yöntemi bu derece önemsiyorlar. Veya ne yapıyorlar da bu mesajların SPAM olarak değil de, alıcının ilgisini çeken bir pazarlama mesajı olarak algılanmasını sağlıyorlar?

SPAM'lerin ortak özelliği, ürün veya hizmetle ilgili gerçekten haber almak isteyen kitleye pazarlama yapmak yerine, hedef gözetmeksizin herkese aynı mesajla ulaşmaya çalışılması. Oradan buradan elde edilen e-posta hesaplarına hiç bir alıcı ayrımı yapmadan gönderilen iletiler SPAM olarak algılanıyor. Genellikle bir "toplu e-posta" gönderim firması ile anlaşılıp, hiçbir hedef kitle belirlemeden yüzbinlerce e-posta yollanıyor. Bilinçsizce ve plansız bir şekilde gönderilen bu tanıtım e-postaları işte bu okunmayan %42'lik bölümü oluşturuyor. Sunulan ürün veya hizmetle hiç ilgisi olmayan ve teklifle ilgilenmeyecek çok sayıda kişiye gönderilen bu tür mesajlar doğrudan çöpe gidiyor. Başarısız e-posta kampanyalarının bir diğer nedeni de alıcıların %44'ünün e-posta mesajlarını akıllı telefonlardan okumaları. Akıllı telefonlarda veya tabletlerde görüntülenemeyen içeriğe sahip e-posta mesajları, açılamadan çöpü boyluyor.

Oysa mobil telefonlarda veya tabletlerde de açılabilen, farklı hedef kitlelere yönelik özelleştirilmiş mesajlar içeren e-postaların okunma ve geri dönüş oranı çok daha yüksek. Gönderilecek olan e-postaları özelleştirmek demek sadece içeriğini farklı hedef kitlelere göre oluşturmak anlamına da gelmiyor. E-posta aracılığıyla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi çalışmalarında; müşteri daha önceden markayla tanışmış, şirketten bir şeyler almış olsa dahi "kendilerine özel" tekliflerle ve kampanyalarla daha çok ilgileniyorlar.

Günlük koşuşturma içerisinde posta kutumuza arka arkaya düşen e-postaları açmaya veya silmeye bir saniyeden daha az bir zamanda karar veriyoruz. Bu baş döndürücü mesaj trafiği içerisinde "kişiye özel", ismimize gelen mesajları büyük ölçüde açıp okuyoruz. Artık e-posta gönderme programları veya firmaları da kişiye özel gönderim imkanı sağlayabiliyorlar. Eğer gönderilen e-posta alıcının ismini içermiyorsa bile, "sayın yetkili" şeklinde klasik ve soğuk bir hitap yerine, "merhaba" veya "iyi günler" ile başlayan samimi bir ifade daha olumlu algılanabiliyor.

Gelen bir mesajı bir saniye içinde "SPAM" veya "okumaya değer" olarak algılarken; mesajın kimden geldiğine, ismimize özel gelip gelmediğine ve konusuna bakarak karar veriyoruz. Dolayısıyla, e-posta mesajlarının konu kısmı, o mesajın kaderini belirliyor. Konu kısmında merak ve ilgi uyandırıcı, esprili, gerçekçi ve bilgi verici ifadelerin olduğu e-postalar daha çok okunuyor.

Şirketlerin önemli kaynaklar ayırarak gerçekleştirdikleri e-posta ile pazarlama iletişimi kampanyalarının başarısı, gönderilen e-postaların okunma oranına bağlı. Ancak ilgili-ilgisiz herkese ulaşmaya çalışırken milleti sinir eden kampanyalarda atılan mesaj, ürkütülen kuşa değmiyor.

yorum yap tecrübeni paylaş

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TEKNOKULİS veya teknokulis.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları
geri ileri
bize yazın